29 Ekim 2007 Pazartesi

magic yapalım..

hayli zaman oldu evet, her sayfa açlışında "hay seni de götürsün" lerle ani giriş çıkışlarınız oldu farkındayım.. aslında ara ara teşebbüslerim olmadı değil ama nedendir, toparlayamadım. formdan düştüm..düştüğüm belli olmasın diye postalamadım..
aslında o kadar çok konum var ki, başlıklardan başlık beğenmeli evet ama önce ruh hallerinden izin istemeliyim sanırım..

değişmeyen tek şeyin değişim mi yoksa tebdil-i mekanda ferahlık olduğu mu, samanlık seyran sevgilerin yokoluşu mu, fikri hür irfanı hür şekerli şekersiz bayram coşkusu mu, ankara'nın taşları mı gözlerimin yaşları mı, bahçelinin yolları, bahçelişehrin 2+1 kolları mı..bitişlerim mi, başlangıçlarım mı...

herbiri soru işaretlerini peşine takmış çevremde dolanırken benim biraz cevap, hatta ötesi; biraz çözüme ihtiyacım var.. sulandırılmış, seyreltilmiş ama tatminsiz solüsyonlar işe yaramıyor..

ben müsadenizle biraz daha zaman istiyorum..biraz düşünmeye, biraz da üşümeye ihtiyacı var..
hem uykulum hem uykusuzum; seni de yanıma alıp, bir süreliğine Seattle'a taşınabilirim; yılın 9 ayı yağan yağmura inat.. yol uzun, olmadı film de seyrederiz..

benimle gelir misin?



6 Ekim 2007 Cumartesi

maykrosoftlar götürsün seni..

tipik bir sıkıntı halindeyim;

acilde ilk kurtarılacaklar serimden microsoft office uygulamarını geçici olarak kaldırıyorum.. zira hiç bu kadar customize olup, options'a girmemiş, hatta section break vermeyi hiç bu kadar istememiştimmm..pess.

dört saattir boş bir word doc. ile non-stop örnekli açıklamalı fareli tabli speysli mikrofonik bir sabır testi veriyorum. imdat!

facebook entegrasyonuna devam o zaman, yettim arkadaşlar :)))
acıktık ama yaa,
hocaaaa!!!!!!

3 Ekim 2007 Çarşamba

önemli bilgiler serisi: chapter 1. issue1. : B12

bende de mi var acaba..? hani şu eksikliği b12 kod adlı vitaminin??
olmalı kuzum zira çok değil daha sadece on dakika önce "eveettt, bugünkü konu başlığı..." deyip açtım bir hevesle kapağını yazım gerecimin ama gelin görünki tık yok.. yıkıldım.. hele ki 7x24 bitanecik ilham perim yanıbaşımdayken.. olacak i değil..

o halde "b" planına geçiyoruz.. hattı zatında araştırmacı kimliğimize bürünüp kaynağa iniyoruz...

işte üç adımda sorunun temeli;

"B12 vitamini ince barsaklarda emilir. Diyetle yetersiz alınım, bazı hastalıklar sebebi ile ince barsaklardan yetersiz emilim B12 vitamin eksikliğini oluşturur."

"Hafif derecede B12 eksikliği çok sık görülür. Uyuşukluk, unutkanlık, sabahları yataktan yorgun kalkma gibi belirtiler verir." **biliyordum biliyordum***

"Ağır vitamin B12 eksikliğinde ise sinir fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ortaya çıkmaktadır. alıcı sinir harabiyetine yol açabilir."


ben bir gün sonu bellek kasamın raporunu alıyorum iznizle..

- i hali
iyilik, sağlık..

-e hali
enerjik sayılmaz..

-de hali
depresif ama manik değil..

-den hali
dengesiz... bir mutlu, bir mutsuz..

-yalın hali
en sevdiğim kısım.

yine günü bitirdik..
ellerime sağlık.

1 Ekim 2007 Pazartesi

dikkat "feysbuk" çılgınlığı!

hayır tamam dünya küçük onu anlıyorum da, herkesin mi aynı zamanda arkadaşlarına kavuşası tuttu anlamadım ki.. birden buluşuverdik, taa anasınıfından yüksek öğretimin yükseğine, kasabalardan kıtalararasına.. iyi hoş bakalım, kötü amaçlı ellere düşene kadar "mağdur" sayılmayız,şimdilik nostaljimiz geldi, hoşgeldi.

bu arada ben "under construction" havamdan kurtulabildim mii..bence zamanı var daha, velhasıl bi kopuşluk var bazı şeylerden.. dönemselliğin ötesinde bir karşı duruş var. herşeyin hayırlısı demek de sıkıyor be artık, ama yine de hayırsızlık talebi algılanmasın lütfen.. galiba yaş tecrübe dengesi kurulmaya başladı artık ben de. O yüzdendir ki artık yeniden yapılanmaya kalkışmalar hafiften sarsıyor değerleri, ya da bir zamanlar değerli bilinen şeyleri..

Şöyle bir durup hayatıma dönüp baktığımda ki evet facebook küçük bir parçası ama önemli bir gösterge (: diyorum, kimler gelmiş, kimler geçmiş, kimler gelip geçmeye devam ediyor.. baki kalan yaşananlar..

öyle işte. yazının bitişi burası.
toparlayamadım;

özel bir okuruma not: "subtropik esintinin rüzgarıyla dalgalanan ada yaprakları" kovalasın seni işallah (: öptümm!!!

18 Eylül 2007 Salı

güllerim soldu...

hastayım ben :((

iki gündür evle bütünleştim, dallandım yeşillendim..
doktor besin zehirlenmesi diyor, bak sen!
zaten aşırı yorgunluktan overload sinyalleri vermeye başlamıştım ki bu da tuz biber oldu..

yazamayışımın bir nedeni var anlayacağınız.. kaldı ki eylül alabildiğine hızla geçemeye devam ediyor. Ekimde toparlanabilirmişim gibi bir his var içimde bakalım hayırlısı..

cuma günü de koçlar gibi okulun yolunu tutmaya başlayacağız bakalım..
yaşlandığımı hissediyorum :((
öpüldünüz...


13 Eylül 2007 Perşembe

ta ta taaamm.. STP yeniden :))

ay heryeri otlar bürümüş adada, peşpeşe yalnız bırakınca böyle oluyor işte; şimdi sıkı bir kış temizliğine girişmek gerekecek..

anladığınız üzere geldim ben.. :))

full mobil-yorucu bir mini avrupa turundan sonra, ayaklarım hala kendine gelememenin verdiği sıkıntıdan muzdarip, bir bel bir baş bir boyun bir boğaz bir burun şeklinde dertlerim mevzu bahis. ağrılı sancılı bi ortadan dalış yaptım haftaya ve sanırım boğulmam an meselesi..


bu kadar mı to do list birikir, nasıl girilir, çıkılır mı içinden, hayırlısı :(
ne tatilin silületi kaldı ne bişi ben de.
zaten kış gelmiş anacım, millet kabanları çizmeleri çıkarmış yürüyor şanzelizenin taşlı kaldırımlarında, amanın dedim, ama ama ama daha geçen hafta, kızgın kumlar serin sulardı..ama ama ama.. inince taşı toprağı altınıma; ah dedim güzel şehir, hayat sende akıyor bee..


gelgelelim önümüzdeki bir kaç uçuşu hava şartlarımdan dolayı iptal ediyorum, en azından bu haftasonunu devirene dek. Yeniden yapılanmam lazım..organizasyon ve senkronizasyon temel problemler.. hani nası diyovsunuz sis; ahah! "out of order"

İşin en güzel yanı "Parizyen Ay Lambası"nın ışığını yeniden yakalayabilmekti.. canım dostum; teşekkür ederim :)) ve misafiperveliği için "tuz gölü"ne de :))) bir gün denizimize kavuşuruz değil mi :)) resimleri de yolluyorum en kısa sürede..

ah ah ah , nası unutulur..mamma miaa; Léon ve muhteşem midyeleriiiii.... nefis nefis..!

enternasyonel bir buzdolabının recently added parçalarını gururla sunarken;
okura not:
STP is under construction till weekend...
best mucuks to all.








4 Eylül 2007 Salı

geldim geldimmm...!

subtropik prenses de yeniden yayında...
boş bulundum sanırım, bir çırpıda hoşbuldum..

ay ama ne yalan söyliyim, gitmeden öncekinden beterim. enerjisizim ya (bu işte bi terslik vaar)
ve ne yalan söyliyim, biraz daha özleyebilirmişim bıraktığım herşeyi...
(part'ım ne kadar haklı bu hususta)

olmadı gerçekten, olduramadım.. azımsadım bu minik havalandırmayı..
kızgın kumlardan serin sulara atlamayı şimdide özler mi insan.. ah ah.. ya sevingül ile bahadırı.. kozmik kimyamın melodik sesleri.. ahh tropik o içecekleri.. kırmızılı yeşilli.. ama nane suyu buu...

ya tatilin iyisi kötüsü olmazmış ben bunu bilir bunu söylerim!!

anafikir şu ki;
çalışmak neyimize kuzular, yan gelip yatalım, üç kuruşa talim dirsek çürütmektense, yatalım eğlenelim içelim gülelim..ahh babam, sen dersin ya bazen utanmadıktan sonra buz gibi yaşa dünyası bu diye, ay ne diyim, buz olup eriyelim mi :))

hadi bakalım tatil biter, yaz biter, bir valiz kapanır amaaa yenisi açılır.. parizyen ay lambam, ben ışığı yakmaya geliyorum, perşembe akşamüstü görüşür müyüz! ahah,kim derdi ki yılda iki, paris'te kapını çalacak bu göz yakmayan dalin köpükleri :)) haberleşelim..

leylek havada yine hadi bakalım.. altı aylık semi-mobil hayatım başlamadan önceki son tırrım turları bunlar! sonra bahçeşehir-sarıyer hattı aşınmakla bitmeyecek gibi, amanın!

peeahh, tatilim canım benim..ben senin güneşini suyunu huyunu seveyim!!! dalıp cupcup rüyalara serinlemeye devam edeyim.. zaten adada hava ne yaptığını bilmiyor, bir açar bir kapar durumda...

keywords: tatil kum midye çakıl taşı ayışığı şezlong havlu mohito ahtapot iskele tropik-bar bingo disco snack havai-fişek paraşüt davay davay osman-birgül sık-sık wow come-on up up up...