13 Eylül 2009 Pazar

Pazar Keyfi :)

Pazar gününün en sevdiğim yanı - hele de hava böylesi kasvetli iken- aslında bilmemkaçıncı fincan ama adı sıcacık "keyif" çayı olanını yanıma alıp, istriye koltuklarıma gömüldüğüm ve dünyaya açıldığım anlar.. mümkünse arkafonda bir çizgifilmle.. :) pazar demek, pazartesiden önce gelen en kıymetli zaman demek. Bünye mümkün mertebe yoga etkisinde.

ohh diyorum, şu an ziyadesiyle dünya bana güzel diyorum...

******
aslında tüm haftanın içimde patım patım patlayan ve rüyalarıma dahi adeta "enjekte" olmuş düşüncelerimle geçmesi, bir boşluktan ziyade kafamın ne denli dolu düşüncelerde olduğunu gösterdi bana.. herşeyi kafamda bu kadar kurguladığımı bilmiyormuşum meğer, meğer kendimle ilgili farkında olmadığım bir sürü ayrıntıcık varmış.

neyse ki keşfettim.

demem o ki, sadece eksik olan B12'ye yormam haksızlıkmış bazı şeyleri. Dünya etrafımda döner sandığım anlarda da prenseslik tasladığım kadar da değilmişim hani. Bunları da bu "boş" hafta anladım. Anladığıma yandım yanmasına ama şimdi bunlardan arınıp, pazar keyfimi yeni başlangıçlarıma hazırlanmaya bağlıyorum.. bağlayabilirim de sanıyorum..

******
yeni başlangıçlar demişken biraz paylaşmaktan zarar gelmez sanırım.
yine bir sayfayı kapatıp diğerine gidiyor prenses, tacı yine saçlarının üzerinde (aman diyim düşmesin :)).. elemtere...

kariyerimde taze başlayacak yeni bir hikaye önsözüm var, bir öncekimin sonsözüne bağlanan.
umarım yaptığım değişimle beraber bu kez tebdil- mekan ferahlığı kaplar içimi..
hazır içimde bu kadar enerji hala varken, kendimle hala iyi geçinebiliyor ve destekliyorken..
istek, azim hala cepte bunu da biliyorum.. sel de götürmemişken hazır, ben hazırım bekliyorum..

******
bana şans dileyin!!!! :))

******
siz şansı dilerken(!) ben de bu yolda benimle olan herkese teşekkürlerimi iletebilir miyim.. :)
en başta "disko topu"m ve "şans bambu"m.. sonrasında "yanımda olan" hepiniz.
seviyorum..sizi de, sevmeyi de..
teşekürlerimle.. ;))




24 Ağustos 2009 Pazartesi

elmyra sendromu


Ah, sen yok musun!

Yüzyılın son tartışmasından –hoş hattı zatında tatlıya çoktan bağlandı ama- kendime dersler çıkartmakla meşgulüm hem de sabahın bu saatinde.
Lüzum da yoktu hani, ama işte çırpı dediğin zaman diliminde teker teker diziliverir ya cümleler; sen söylersin o söyler, havada tin tin eder..
Dar alanda başlarsın paslara, iki topuk bir ayak! Başlarsın da; gol yoktur ortada..

Ne zaman bakayım prenses neler yazmış dersen o zaman görürsün ama; ben bu mayhoş, komik, trajik ama kalp kırmayan minik söylem (ki halk dilinde nutuk da deriz) için teşekkür ederim.. önemli olan yüzler, sözler değil anafikir, orda da hem fikirsek ne ala..(!)
dam üzeri saksağan hesabı..

Olur bazen, dolambaçlı yollar, gelir bazen o kız dağdan döne döne,
Olur böyle, renkli ve mikrofonik,
Sen çekinme, vur beline kazmayı :)

Ah mir’im,
o bir yana, şu bir yana, gelmişizdir yine haftanın başına..
geceden kalmadır gülümsemesi, yazılır gider, geriye hoş sedası kalır..
Tınlar içinde tınnnn tınnn tınnnn…

Gökten üç elma düşmüş, düşmüş de nerelerdesin?
Ah, sen yok musun!!!

Ps. code Elmyra ;))

22 Ağustos 2009 Cumartesi

pek sihirli değnek

açık fonlardan mıdır bilmiyorum ama sormayınız; içim pek açık, ruhum pek açık, yüzüm pek aydınlık.. ya da acaba pek solar etkiden midir, yoksa ruhumun derinliklerinden gelen pek sesim midir sorgulamıyorum ama iyi ki varsın dileklerim peri kızının eline geçmiş pek sihirli değneğe bu kez.. değmek gerek bazen, bir dokunuşla neler canlanmamış, neler parıldamamış ki.. nasiplendiysek ne olmuş! pek güzel olmuş :)

******

havaysa yavaştan kışa doğru çevirdi yüzünü..ama şehre serinliğiyle hoşgelen rüzgarlar aslında yazın yorgunluğunu almak üzere programlanmış olmalı.. al eline kitaplarını, ayaklarını kalp seviyesinden yukarı kaldır; perdenin altından ayak parmaklarının ucuna değdikçe serinletirken, sen rahatlamana bak.. çok sebeplenmeden, bırak kendini..

******

yeniden yapılanıyorum bu aralar.. aklımı içime çevirdim, yüzümüyse güneşe. pozitifim, pozitifsin, pozitif..! dedim ya, peri kızı sihirli değnekle hazır buralardayken, ellerimi kollarımı açabildiğim kadar açtım, açtım ki bahanelensin, bu zamana kadar durduğu kabahatken ve hazır şimdi zamanıyken, dokunabilsin...

******

mutlu cumartesi akşamları ;)

"o beni prenses peri sanıyor..
ne hata yapsam geri sarıyor..
mitolojiden biri sanıyor..
bendeki de saç, o taç görüyor "

3 Ağustos 2009 Pazartesi

under construction..

Sanırım bir varmış bir yokmuş kara pembesi zamanlarımın miyadı doldu.
Çok berrak bir halet-i ruhiye için açık fonlar peşindeyim.
yolum açık olsun,
bir sonraki post'un fonuna doğru pruva..

hoşgelişler olucak,
kıssssacık bir aradan sonra :)

****
it's gonna beeee... wait for it...!

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Dalya!

Yüzüncü postu ben sizlere gizli bir gururla sunarken, aslında birikmişliğimden muzdarip, bir "yine yol göründü gurbete" melodisindeyim..siz farkında değilsiniz...

aslında üşengeçliğim olmasaydı, kutlu doğum haftasına denk gelecekti,
28. yaş, 100.yıl marşım..
vay be, şansım kendimden büyükmüş meğer..!

geç de kalmış olsam,
yıllar, yollar, yaşanmışlıklar..
izlerim, sözlerim, yazlarım, kışlarımla yön bulup, yön verip..
benimle devam etmeye varsanız,

o halde her yeni günü ümitle kucaklamaya devam..
hem kırılgan, hem acemi.. bir söyleyip, bin gülmeye de.. :))

*****
bu da günün acemi istek parçası;

"Gözyaşlarım içime içime akardı
O buna aldırmadan keyfine bakardı
İstedim yalnız bir kez yanıma yataydı
Hiçbir şey yapmasa da elimi tutaydı .."

:))

8 Temmuz 2009 Çarşamba

bir sürü haller içinde halim...

fikren ve hile ile tüm kaleleri zaptedilmiş, teğet geçen krizin global dönüşüne yenik, hala ve hala to do list'i kabarık bir insan figürüyüm.. evim evim güzel evim bir dokunuşuma hasret, ben bin ah işitir miyim ya da uyuyan devi uyandırır mıyım derdindeyim.. ihmal diz boyu...

tüm zamanlar torbaya girmiş de, yaz bir koşu almış başını gitmiş.. yetişme derdindeyim ama ne mümkün... sahi, bir ben mi sıkıştım bu kadar :) minik takvim notlarımda bir yaz coşkusu, cıvıldır öter, bağlasan durmaz..

e tabi kendi ekseninde yoğunluk bu denli doz aşımına uğrayınca, akşamıma mani olmuş bir kür sürecinde aklımdan yine bana dair neler geçirdim neler.. düşüncede bencillik diz boyu...guya söz verdim, derinlemesine inmek yok, yüzeyde kalalım diye ama yine de akıl bu, hattı zatında hile ile zaptolmuş, eseni yapıyor, eseni düşünüyor.. bana da kurgusu kalıyor ne diyim..

acaba bir düzenim var derken gerçekten başka bir düzen beni bozuyor mu, ben kolay geçişlerin ustasıyım derken hayat adaptasyon eşiğini yükseltiyor mu, yoksa alışmaya çalıştığım birşeyler mi beni korkutuyor.. zamanın geçmesine aldırmayı boşuna kaybettiğim zamanlarda bırakalı hayli olmuşken, yine geçen zamanın hazin ara çıkışlarına takıldım bu aralar.. hep hatırlatmasa kendini olmaz..

yok yok, bağımlı - bağımsız tonlarca değişkene insan bir ömür verse bu denkliği çözemez... "assume that" ile başlayıp "trial-error" ile devam etmeyi o kadar iyi öğretmişler ki psiko-teknik tarafım semi-teknik tarafıma savaş açarken bocalamam yine bundandır..

serde huzur olsun, sağlık olsun..
ki var,
yine zamana bırakmadan bulmayacak yolunu zaten sular :)
yoksa ezber bozulur, aman diyim bocalarız..

******
sözün özü, ada sohbete boğuk...
ne de olsa;

"bir muhabbet, bin can demek, buralarda eğlenmek..."

14 Haziran 2009 Pazar

ben bu yaz..

sabah sabah bu şarkı nereden takıldı dilime derken tarihe baktım.. e takılmakta da haklıymış, istememde de.. haziranı da yarılamışız ama olmaz ki.. şehir sürekli "güneşimden kaç" temposunda koşarken nasıl da çaktırmıyor geçen zamanı...
evet evet, ben bu yaz erkenden bronzlaşmak istiyorum! bunun için tdl ve gerekli aksiyon planlarına ise bu haftayı mütaakip başlıyorum... iktisatın kıt kaynak anafikri cebimizde, bulunduğumuz haftayı hakkıyla geçirip önümüzdeki maçlar için hazırlık yapalım diyorum...

walla ne bikini modeli taramak derdim ne de gözünü sevdiğim trendlerim; ama ben bu yaz sırf ver D vitaminine coşkuyu, almayan beri gelsin diyorum! zira B12 de bundan hakkını almalı elbet :o)

elime mum diken?

*********

"Ben bu yaz bronzlaşmak
Kendimle uzlaşmak
Yer yer yozlaşmak
Uzaklaşmak istiyorum

En çok satan kitaplar elimde
kendime yönelmek istiyorum
denizden çıkıp yeni bikinimle
üşümek ürpermek istiyorum

Yansın ayağım kumlarda..sönsün günlerim mumlarla..
mavi turuncu tonlarda..toplansın dalgalar kumsalda..!"