13 Mart 2016 Pazar

Kahvenin kokusundan geçenler..

Zamana yetişememek ve buna hayıflanmak gibi bir derdim var bu aralar. Sanki ben ona yetişemedikçe, hayal ettiklerim, yapacağım dediklerim elimden gidiyor. Onların gittiği hissiyatı artınca da hiç hayata geçmeyeceklermiş ve beni mutlu etmeyecekmiş gibi hissettiriyoe, işte sonra da birdenbire geliveriyor ruhuma o u-mutsuzluk hali. Belalı sarmal diyorum. Prensesin sevmediği bir iklim diyorum.

Alıyorum ben hep kendime notlarımı, seviyorum not almalarımı.
Biliyorum; bu aralar çok ama çok şey biriktiriyorum. Biliyorum bir bir döküleceklerini..


Biliyorum evet; hayalleri olmalı insanın, zaman hiç sona ermeyecekmiş gibi düşünmeli, planlamalı, sonra da gerçekliğine adım atmalı.
Aklını iyi kullanıp biraz çalışkan olmalı.
Üşenmemeli, çok okumalı,en çok da gezmeli. Bilmeli olup biteni, sonra kendi mutluluğunu çizmeli öğrendiklerinden.
En basit , en sade kendini görmeli, en sade halini bilmeli, sonra daha kolay hayalleri ile kendini büyütmesi.
Fazlalıktan arınmalı. Fazla olan herşeyden.

Biliyorum, insanın gücü kuvveti kendinden geliyor, kendinin iyilik halinden, doygun halinden.
O zaman iyiye doymalı insan. Hayatındaki dengesi bu olmalı.

Zamanı ellerimden kaydıranlara not; her yeni doğan güne eksilmeden çoğalarak, şükrüm sonsuz.
Belki vakitli , belki vakitsiz olacak ama bir zamanı var elbet.

Kahveden bir yudumla, at geçen zamana bir çizik..

31 Ekim 2015 Cumartesi

Bazen diyorum..

Bazen diyorum, farkında olmadan uzaklara doğru gidiyorsun ya, an'ın içinden kopuveriyorsun ve saniyenin bilmem kaçta biri hızında bir o kadar da çarpımından kilometrelerce uzağa.
İçtiğin nefis kokulu bir kahvede yakalıyor ya bazen bu yolculuk seni, bazense eline geçen bir fotoğraf karesinde, el yazısından bir kelimede ya da duyduğun bir melodide.. Bazen de yazarına hürmet okuduğun bir kitap dürtüveriyor omuzlarından.

Hayat hep bu duraklarda es verdiğinde daha bir hızlı akıyor gibi geliyor işte. Hele ki elinde, ceplerinde, yüzündeki muzip gülümsemende bir kova dolusu yapılacak listen hala varken, daha bir sıkıştırıyor göğsünü bu his.

Bazen diyorum, madem her kendi harikalar diyarımın dönüşünde böyle oluyorum da neden bir sonraki durağa kadar da es vermeden devam ediyorum gitmeye? Sol yanımdan geçen görüntüler çizgilere dönüyor, bazense görünmüyor bile. Hep bir telaş içindeki sağ yanımla, önümdeki çarpmamam gereken görüntülerle geçiyor iki durak arası.

Bu defa başka bir sefer olur mu bu yolculuk?
Neden olmasın temennisinde mi kalır? Yoksa biri o dolu kovaya bir tekme vurmadan ve başka bazenler biriktirmeden, listeden seçmeye başlasam mı?

Bazen diyorum, çok zaman kaybettin aslında, bazen de diyorum yapma, daha neler? geçen zaman olmasaydı bu kovada sudan öte ne birikirdi? Birikenlerle başla artık. Başka duraklara kadar bekleme.

Beklememeli madem, başlayalım.
E hadi artık.

no wonder you're late. WHY? This watch is exactly two day slow! Alice in Wonderland









20 Mayıs 2014 Salı

baharla karışık, bu bir başka hava..

Belki bu şehir, belki bu deniz havasıdır neden bilmiyorum ama içimde olup bitenler bir başka bugünlerde. Ondan mı cesaret yine döndüm dolaştım yollarına, ondan mı cesaret yine sarıldım kendime, onu da anlarız bakalım. Hafiften esiyor burada meltem, hem hafiften hem denizden.
Hem hevesli hem acemi hem kırılgan bir toparlanma ya da yeniden doğmalardayım sanırım, bir de "aklı havada"lardayım ki ona hiç değmeyin, hükümsüzdür.
sonbaharda başladı, kışı devirdi ve nihayet bahar da kaçtı içime evet, fena; çok fena.
Mevsimlerden fal tutuyorum.

Zaman da akıp gidiyor mu gidiyor arkadaş..!

Benimse yüzüm gökyüzünde, hayallerim cebimde,rüzgarı nefesime katıp dolanıyorum ortalarda..
hep bi küçük zamanlara birşeyler doldurmak telaşı ile koştururken, şimdilerde sindire sindire düşünüyorum, sindire sindire alıyorum nefesi.
Kimileri için küçük ama prenses için büyük adımlarla yürüyorum sahilboyu, hergün!
hal böyleykende aktı mı akıyor bir sürü cümleyle kendince yuvarlanan hayat.

Bildiğiniz döndüm geldim ben.
İç sesime biraz anıları kattım, biraz müzik, biraz şiir, biraz hikaye ekledim;
yoluma, yanıma bilmeden yoldaş olana, daha bir gülümseyerek.
ve daha bir ışıl ışıl..



12 Mayıs 2014 Pazartesi

bu da yesil caylı güzel izmir hikayesi..

az evvel batan güneşin arkasından bakıp, halime binlerce şükrün yanına, epeydir dinlenmeye aldığım gönlümü de koydum ve sarıldım tuşlara.
yeniden izmir hayatında ise insanın, nicedir kaybolduğu ve kahrolduğu bir istanbul ise gerisinde kalan, uzun uzun denizi seyretmenin, seyrederken ne kadar akreple yelkovan kavuşması olmuştur saymamasının vardır elbet nedeni..bir yandan yeni şehir kokusunu içine çekip, bir yandan yoldan geçenleri dalıyorsan seyre, bir yandan yeşil çayını yudumlarken yaseminli,bir yandan doluyorsa gözlerin, bir yandan da işte, zamanın pahasına düşünürsün.. ne kadar çok hikaye var dersin.

Bazıları bitmiş, bazıları yarım kalmış, bazıları hala yazılan kocaman bir hikaye rulosu gibi.Çektikçe birilerine denk geliyor, geldikçe de uzun uzun düşünüyorsun.
Bazen, bitenlere yeni sonlar yazma hevesin geliyor içine, içini bir kelebek ordusu sarıyor, sonra düşünüyorsun ve hevesin kaçıyor. Biraz daha çekiyorsun , bu kez yarım kalanlara bir son yazasın geliyor, korkuyorsun, elin gitmiyor. Bazense diyorsun ki kahramanları değiştirsem, biraz da yeni kahramanlar yaşatsam, sanki olmuyor, konuk kahramanın ötesine geçmiyor, sonra büyüsü kaçıyor.

Hikayeler kendi sonlarını kendi yazıyor aslında.. senin gücün buna yetiyor mu, bilmiyorum.
Görünenle gerçeklik, yazılanla yaşanan bir olmuyor. sonra geliyoruz aynı yere. var evet, "hayatta herşeyin bir nedeni var".
Her nedenin de başka bir hikayesi. her hikayenin başka bir kahramanı.
Belki o gün bu gün değil, bu yıl değil ama var bir nedeni.
Belki de gerçekten mutlu son değil, aslolan hikayenin değeri. ama yine de mutluluk bir varış noktası değil, mutluluk verdiğin kararlarla yol aldığın bir yaşam biçimi.

Tüm şehrin ışıkları denize vurdu şimdi.
Gökyüzünde de birkaç ışık var.. hareketli. ikinci yıldızdan sağa, sonra dümdüz.. sabaha kadar gidecek gibi..


merhaba yeni sayfalar.
merhaba yeni hikayeler.
kimbilir belki bir yerlerde yeniden aynı hikaye oluverirler...

8 Temmuz 2013 Pazartesi

yeldeğirmenlerim dönüyor, dönüyor...

rüzgar bir taraftan ese dursun...

değil mi ki onca yaşanmışlık elbet günün sonunda yanına, yastığına, cebine, ruhuna kar, o vakit, varsın ruzgar ese dursun. yel değirmenlerim dönmeyeli, altında birilerini serinletmeyeli olmuştur uzun, varsın şimdi dönedursun.

aylardan benim ayım, gunlerden benim günüme ise on var. bazen durup düşünüp hızına yetişemediğime yandığım zamanın, bazen de hiç geçmemesine kızgınım. bazen çatlayacağım sandığım kahkahamın bazen de çaresizlikten yaşlarımın kurbanıyım. bazen birşeyler eksik ya da bazen birşeyler fazla. gün olur planların içinde plansız kalır ya da gün olur plansızlığa kuvvet akışına koyar giderim. dilime, elime, gücüme kuvvet deyip de saldırabildiğim hayattan, bazen tuttuğumu koparır, bazen de bir kuru dala tav kalırım. hepsi benim için diye, döndürür değirmenleri gulumserim, "ben beni bilirim".. de "gel gör anlatamam".

ondan diyorum, rüzgar bir taraftan ese dursun.

arada yastık altında kalmışlarımı da çıkartırım biraz. yaştan değil, yaşanmışlıklardan alırım; elim, avcum, dolar, taşar. onlar bana bakar da ne yapacağımı bilmeden, bense onlara sadece bakarım. kızdığımı hatırlar ama kıymetsiz bulamam, belki kendi kararsızlığımı bulurum. yanlış aramam ama yanılgı bulurum. keyfinden dört köşeye koyar, bazen aynı renkleri bir tarafa ayırırım. anlarım ki, arada havalandırmak gerekirmiş, bazılarında geç kaldığımı anlarım. keşke'siyle barışamam ama onun da lekesini, sarısını severim. iyi ki.. derim.
nedenlerin, nedensizliklere zaferidir durup durup bir daha düşündürenler, ya da nedensizlik bir kader midir?





rüzgar hep eser, onun varoluş nedeni budur.
değirmenlerimse döner, rüzgar nerden eserse. 
esen her rüzgar, benim yeniden varoluşumdur.
iyi ki doğdum.

24 Kasım 2012 Cumartesi

Sehr-i nefesim..

"Hayat bir mucadele."Pesinen kabulum, hatta hukumsuzumdur.
Ama bu ruhumun anarsisini bastirmami gerektirmez dusuncesindeyim. Icimde hep tasacak birseyler varmis gibiyim ama bir turlu bilesik kabin yerini saglama alamiyorum. Birinden tasarken digerini doldursam da arada bosluga dokulenlerde aklim. Hal boyleyken yorgun gonlum. Bu da kabulum.

Icinde bulundugum hal ve vaziyeti tazelemeye, tazelenmeye, yeni bir yila, guzel dileklere ve lutfen ne olur o pozitif dusunceye cok ihtiyacim var! Saglam durmasi benden, geriye kalan hersey meleklerden :) olsun..

Ben yine ben, degisen hep yer , ve hatta zaman..ve hatta, zamane yorgunluklarim, gidis yollarim..

Bu kez cocuklugumun yollarindayim, tam da su an su dakika, denizimin, gencligimin, ailemin, eskilerimin. Hep ozledigim nefes aram. Hel benim dedigim, gucum kuvvetim..  hosgeldim :)

***********


Bu kipkisa bir yol yazisidir.
Akla ne geldi ise...o an ne var ise..
Post biter.
Eregli'ye giris yapilir.
Gecenin karanligi, icimin aydinligidir!

20 Ekim 2012 Cumartesi

Bugün Günlerden Baileys&Kahve...

bir ritueldi her ofis ortamının öğleden sonra bailey's kahve ile şenlenmesi.. ondandır hep eskileri hatırlatıp gülümserim içerken. eskiler eski olduğu için mi güzeldir, içini güzelleştirenlere denk geldiğimden mi yoksa kendi içimin güzelliğinden mi bilmiyorum.. tebessümün arkası aranmazmış..zaten upuzun bi aradan sonra boş yakaladığımız Cumartesi'nin keyfine varmak için birlikte yazıyoruz bu post'u.. kahvemle..

bize,size ve tüm eskilere hoşgelişler ola :)

gene bir süredir post'suz kalmak ise kendime verdiğim sözleri milyon kere yiyip yutup bozuşumdandır.. her hakkı saklıdır sözlerimin. elimin tuşalara varmayışı da bahanelerin vurucu üstünlüğüne yenik düşme ezikliğindendir.. sözler ezik olunca kelimelere ayıp oluyor diyedir. çok fena muhakeme yaparım, en çok da kendime acımam :)

ama farkettim de, belki de eksikliği tamamlayacak sensin prenses! sadece yeniden biraz tropikal takınman gerek :) o parlak tacı yeniden saçlarına geçirmen, ne kadar çok seçenek varsa karşında o kadar yalına koşman, sonra koştuğun yerin sonunda durup ayaklarını suya sokman gerek..

Su olursan, hersey cok kolay.. akarsın karışan olmaz,önünde engel olsa bulursun yolunu çevirirsin yönünü "nereye" diyen olmaz, sığarsın her yere, yer sıkıntın olmaz, taşırsın üstündekileri, götürürsün beraber, çok kafan bozulursa çözersin içinde lafı olmaz...


Su gibi aziz olun hepiniz..
Çok özlemişim!



Sağlınıza ;)